Cinsel İlişki İle Bulaşan Hastalıklar ve Belirtileri

28/10/2009

Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korkmayın, utanmayın,
kendinizi ve sevdiklerinizi korumak için önlem alın.

Genellikle cinsel ilişki yoluyla insandan insana bulaşan mikroorganizmaların (mikrop) neden olduğu genital yol (üreme organları) enfeksiyonları “Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar” olarak adlandırılır.

İnternetteki www.superanne.com ve www.hastarehberi.com siteleri Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada geldiğine işaret ettiği “cinsel yolla bulaşan hastalıklar” hakkında bilgiler veriyorlar.

Nasıl Bulaşır?
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ancak cinsel hastalığı olan birisiyle girilen cinsel ilişki sırasında ya da fiziksel temas sonucunda bulaşabilir. Doğal olarak birden fazla seks partneri olan kişiler, daha fazla risk altındadırlar.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, kan yolu ile de bulaşabilir mi?
HIV ( AIDS virüsü), hepatit B virüsü ve frengi mikrobu kanda da bulunduğundan cinsel ilişki dışında kan yolu ile de bulaşabilen hastalıklardır. Bulaşmada kontrolsüz kan nakli, steril ( mikroplardan arındırılmış) olmayan şırınga ve iğneler, kesici ve delici aletler de rol oynar. Damar içi uyuşturucu bağımlılarının kullandıkları şırınga ve iğneler ile bu hastalıkların bulaşma riski vardır.

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların hangileri anneden bebeğine bulaşabilir?
HIV enfeksiyonu, hepatit B, sifiliz (frengi), gonore (bel soğukluğu), herpes ve klamidyoz adı verilen hastalıklar gebelik süresince veya doğum sırasında anneden bebeğine bulaşabilir.

Bu Hastalıklarda Her Zaman Belirti Olur mu?
Cinsel temastan sonra hastalık belirtilerinin ortaya çıkması için geçen süre (kuluçka süresi) hastalıktan hastalığa fark gösterir. Her zaman belirti olmayabilir. Bu süre günler ( bel soğukluğu ), haftalar ( klamidyoz,hepatit B ), aylar ( frengi ) ya da yıllar (AIDS) olabilir. Bazen de rahatsız etmeyecek kadar hafif belirtileri olabilir. Özellikle kadınlarda bazen hiç belirti görülmez. Ancak, tedavi edilmediği sürece, belirtisiz enfeksiyonu olanlar, bilmeden hastalığı başkalarına bulaştırırlar.

Belirtileri Nelerdir?
* İdrar yaparken yanma, acıma, sık sık idrara gitme
* Peniste, vajinada, makatta veya ağızda yaralar, siğiller ve içi su dolu kabarcıklar oluşması
* Penis, vajina veya makattan akıntı olması.( Bu akıntı su gibi, süt gibi, beyaz, sarımtırak veya yeşil olabilir ve kokusu normal vajina akıntısından farklıdır.)
* Kasık kıllarında, makatta veya vajina etrafında kalıntı
* Kasıklarda şişkinlikler ve bezeler
* Yumurtalıkların birinde veya her ikisinde ağrı
* Karnın alt bölümünde ağrı
* Cinsel ilişkiden sonra kanama
Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda bu belirtilerden biri ya da birkaçı beraberce görülebilir, ancak bunlar başka hastalılara da bağlı olabilirler. Tanı konması ve tedavi için cinsel yolla bulaşan bir hastalıktan şüphelendiğinizi söyleyerek doktora gitmelisiniz.

Bu Hastalıkların Tedavisi Var mı?
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar tedavi edilebilirler. Ancak AIDS’in tedavisi yoktur. Ayrıca Hepatit B’den de aşı ile korunabilirsiniz.

Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Eğer cinsel yolla bulaşan bir hastalığa yakalanıp tedavi edilmezseniz bu ciddi sonuçlar verebilir. Kısırlık ya da kadınlarda dış gebelik gibi... Ayrıca bir cinsel yolla bulaşan hastalığa yakalanmak, AIDS (HIV) virüsünü almayı kolaylaştırır.

Bu Hastalıklar Cinsel İlişki Dışında da Bulaşabilirler mi?
Bu hastalıklardan birinin mikrobunu taşıyanlar gebelik veya doğum sırasında taşıdıkları mikrobu bebeklerine geçirebilirler.
AIDS virüsü ve Hepatit B mikrobu taşıyan kişilerden kan nakli, steril olmayan iğnelerle kan alınıp verilmesi, tedavi yapılması, damardan uyuşturucu kullanımıyla (başkasının iğnesinin kullanılması ile) veya temiz omayan iğnelerle dövme yapılması, kulak delinmesi gibi yollarla bulaşabilir.
Başkasının bardağını veya çatal kaşığını kullanmakla cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanmazsınız.
Ayrıca başkasının nefes ve öksürüğünden, onunla el sıkışmak ve öpüşmekle da bu hastalıklar bulaşmaz. Böcek ve sivrisinek ısırması, tuvaletlerden (klozet kapağından), yüzme havuzları veya hamamlardanda bu tür hastalıklar bulaşmaz.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan nasıl korunulur?
* Cinsel ilişkide kondom kullanın.
* Cinsel eş sayısının artmasının, hastalık bulaşma riskini de arttırdığını unutmayın.
* Hastalık belirtisi olmadan da bulaşma olabileceğini unutmayın.
* Alkol ve uyuşturucunun doğru ve sağlıklı düşünmeyi engelleyerek, cinsel ilişki sırasında olumsuz davranışlara neden olabileceğini aklınızdan çıkarmayın.
* Size nakledilecek kanda gerekli testlerin yapılıp yapılmadığını sorun.
* Başkalarının kullandığı şırınga ve iğneyi kullanmayın. Bir defa kullanılıp atılan şırınga ve iğne kullanılmasını isteyin.
* Hamile iseniz, doğum öncesi dönemde düzenli sağlık kotrollerinizi yaptırın.

Cinsel Yolla Bulaşan Bir Hastalık Olduğunu Düşününce Ne Yapmalıdır?
Cinsel yolla bulaşan hastalık belirtilerinden kuşkulandığınızda muhakkak bir uzmana başvurun. Yakınmalarınız kaybolsa da, hastalıklar genellikle kendiliğinden iyileşmezler. Tedavi her zaman gerekir.

Hangi hastalıklar cinsel ilişki yoluyla bulaşabilir ?
Bugün için 40’ dan fazla cinsel yolla bulaşan hastalık bilinmektedir. En sık rastlanılanları:
* HIV enfeksiyonu ( AIDS )
* Hepatit B
* Bel soğukluğu ( Gonore )
* Frengi
* Klamidyoz
* Kandidiyazis
* Trikomoniyazis
* Yumuşak şankır
* Granuloma inguinale
* Genital herpes
* Lenfogranuloma venerium

Doktora Gidin!
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların çoğunun tedavisi kolaydır. Laboratuar incelemeleri gerekebilir. Verilen tedaviyi, şikayetleriniz geçse bile tam uygulayın. Tedavi süresince cinsel ilişkide bulunmayın ya da ilişki olduğunda siz veya eşiniz kondom kullanın.
Eşinizi ya da ilişkide bulunduğunuz kişiyi uyarınız: Hastalığın size bulaştığı andan sonra ve tedavi süresince hastalığı cinsel ilişkide bulunduğunuz herkese bulaştırabilirsiniz. Bu nedenle kontrol ve tedavi için geçmişte cinsel ilişkide bulunduğunuz insanları uyarmalısınız.
Güvenli cinsel ilişki kurunuz: Cinsel yolla bulaşan hastalığı olmayan, başka biriyle ilişkisi olmayanlarla ve tek bir eşle cinsel ilişki kurmaya özen gösterin. Sizin tek eşiniz olabilir. Ama eşinizin başka eşi olmadığından da emin olunuz.
Şüpheli her ilişkide: Başkasıyla cinsel ilişkiye girdiğini bildiğiniz ya da düşündüğünüz herkesle kurulan ilişki şüphelidir. Kondom(kılıf) kullanın. Güvenli cinsel ilişki için kondom kullanımıyla ilgili ayrıntılı bilgi edinin.

Kaynak: www.ntvmsnbc.com

AIDS-SORU VE CEVAPLAR

9/7/2009
Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği ve Hurriyet.com.tr'den dev işbirliği. 3 bin uzman doktor AIDS'le ilgili tüm sorularınızı cevaplıyor.(Hürriyet)

Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği'nden Prof. Dr. Serhat ÜNAL ve Dr. Aygen TÜMER AIDS'le ilgili tüm sorularınızı cevaplıyor...

SORU
İyi gunler.hayat kadını deıl ama çok ılışkılı olduğunu düşünduğum bı bayanla korunmalı ilişkı yaşadım.fakat ılişkıde korunmasız ıken ben verıcı konundayken bayan bana oral temasta bulundu,bu bır rısk unsuru yaratırmı yanı korunmasız ıken bayanın bana yaptığı oral temas?Test yaptırmama gerek varmıdır.
CEVAP
Size bayanın yaptığı oral temas ile HIV bulaşmaz. HIV pozitif kişinin cinsel salgısı veya kanının sizin vücudunuzdan içeri girmesi gerekir. Korunmalı temasta bulunduğunuz için de bir problem yaşanmaz. Test yaptırmanıza gerek bulunmamaktadır.

Hafıza Kaybı Yaşlılık mı , Kader mi?

17/6/2009
Hafızanın zayıflaması sadece yaşlılıkla ilgili değilmiş...

Yaşlanmaktan beyin ve sinir sistemi de hakkını alır ama beyin yaşlanması herkeste aynı ölçüde olmaz. Bunun genetik, sosyal, beslenme ve sağlık düzeyi ile de ilgisi vardır.

Zihin aşınmasını yavaşlatmak elinizde,
Hafıza kaybının oluşması beyinimizde büyük  problemler olduğunu belli eder.Bunu açıklaması da beyin yaşlanmasıdır.

Beyin yaşlanmasının ilk işaretlerinden biri hafızanın zayıflamasıdır. Bu durumu “zihin aşınması” olarak da tanımlayabiliriz. Bu aşınma nedeniyle yaşlandıkça öğrenmeniz, anlatmanız, duyduklarınıza, okuduklarınıza, öğrendiklerinize odaklanmanız zorlaşır. Dikkatiniz azalır. Aklınız az veya çok ama mutlaka ve daha kolay karışır. Bu değişimler makul ölçülerde olduğunda doğaldır. Ayrıca yavaşlatmak da elinizdedir.

Belleğinizi sağlam tutmak için onu çalıştırın
Araştırmalar belleği sağlam tutmanın yolunun öncelikle onu çalıştırmaktan geçtiğini gösteriyor. Öğrenmeye, araştırmaya, düşünmeye, kısacası bir şeylere kafa yormaya devam edenler hafıza problemleriyle daha az karşılaşıyor. Beyniniz için de -tıpkı kaslarınız gibi- bir çeşit “kullan ya da kaybet” kuralı işliyor. Sosyal çevresiyle ilişkileri devam eden, ruhsal açıdan kendini daha iyi hissedip huzur içinde yaşlanabilenlerde bellek sorunlarına daha seyrek rastlanıyor.

Ayrıca kan şekeri yüksekliği, kolesterol fazlalığı, hipertansiyon ve kilo problemi yaşamayanların bellek sorunlarıyla daha az uğraştıkları bilinen bir gerçek. Uyku problemleri, depresyon, yoğun stres, korku ve endişe hali de belleği olumsuz yönde etkiliyor.

Belleğimizi sağlıklı tutmanın yolu onu çalıştırmaktan geçiyor.Ayrıca beslenmenin de önemli bir etkisi var.En önemli yiyecek ise balıktır.

Düzenli balık yiyenlerin bellek sorunlarıyla karşılaşma ihtimalleri azalıyor. Omega-3'ü balık dışında ceviz, yeşil yapraklı sebzelerden de kazanmanız mümkün. Omega-3 yağlarından EPA kanı inceltiyor, DHA ise hücrelerin bilinçsel fonksiyonlarını destekliyor.
B12'den zengin besinler (et, tavuk, bakliyat, tahıl) de bellek dostlarıdır. Folik asit ve magnezyum beyin için çok önemlidir.

Sigara Başa Bela

11/6/2009
Lokanta, kahvehane, kafeterya ve birahane gibi eğlence yerleri de 19 Temmuz'dan itibaren sigara yasağı kapsamına alınıyor. Buralarda sigara içen 69 TL, içiren ise 560 TL'den 5 bin 600 TL'ye kadar ceza ödeyecek.

İstanbul Valisi Muammer Güler, tütün ve tütün mamulü kullanımı konusunda 19 Temmuzdan itibaren yeni bir dönem başladığını belirterek, ''Bu yasaklar, artık günlük hayatta belirgin şekilde uygulanmaya başlıyor'' dedi.

Doktor Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gerçekleştirilen ''Tütün Kontrol Toplantısı''na başkanlık eden Vali Güler, sloganlarının ''Tam dumansız İstanbul'' olduğunu söyledi.

Sigaranın doğum öncesinden başlayarak insan sağlığını tehdit ettiğini belirten Güler, ''Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kullanımı'' hakkındaki kanunun, 19 Mayıs 2008 tarihinde yürürlüğe girdiğini hatırlattı.

Özel kişilere ait lokanta, kahvehane, kafeterya ve birahane gibi eğlence yerlerinin de 19 Temmuz 2009 tarihinden itibaren kanun kapsamına alınacağını belirten Güler, bu alanlarda tütün ve tütün mamulleri kullanılması durumunda bu yıl itibarıyla 69 TL ceza uygulanacağını kaydetti.

Yasağa uyulmayan işletme sahiplerine de 560 TL'den 5 bin 600 TL'ye kadar para cezasının söz konusu olduğunu anımsatan Güler, ''Yasağa karşı çıkanlara müeyyidelilerin tam ve zamanında uygulanması zorunluluktur'' dedi.

Kanun ile çocuk ve gençlerin sigara içmeye başlamasının önlenmesi, içmeyenlerin sigara dumanından korunması, içenlerin de bırakmasının teşvik edilmesinin amaçlandığını anlatan Güler, Türkiye'nin kapalı yerlerde sigarayı kanunla yasaklayan dünyadaki 13 ülkeden biri olduğunu bildirdi.

Vali Güler, 19 Temmuz öncesinde tüm kentin yasağa yönelik afişlerle bilgilendirileceğini belirterek, ''19 Temmuzdan itibaren yepyeni bir dönem başlıyor. Bu yasaklar (tütün ve tütün mamulü kullanımı) artık günlük hayatta belirgin şekilde uygulanmaya başlıyor'' diye konuştu.

-İŞ YERLERİNİN MÜŞTERİ KAYBEDECEĞİ İDDİASI-


''Yasağın uygulanmasıyla birlikte lokantaların müşteri kaybedeceği ve bu yerlerin havalandırmalarla arındırılabileceği'' yönünde iddialarda bulunulduğunu ifade eden Güler, dünyada yapılan çalışmalara göre, sigara yasağı uygulanan lokanta ve restoranlarda iş hacminin azalmadığının görüldüğünü, ayrıca sigara dumanını tamamen havalandıracak bir sistemin de var olmadığını söyledi.

Kapalı mekanlarda sigara kullanımı yasağına ilişkin konunun gündemde tutulması ve toplumun bilinçlendirilmesinin önemine de işaret eden Güler, toplumun el birliğiyle bu mücadeleye katkı sağlamasını beklediklerini bildirdi.

-YASAKLARIN SIKI TAKİBİ-

Bu yıl itibarıyla çevreye atılan izmarit, paket, ağızlık gibi maddelerle ilgili olarak uygulanan cezanın 25 TL olduğunu hatırlatan Güler, reklam ve promosyon faaliyetlerinin önlenmesine yönelik de yasaklar bulunduğuna dikkati çekti.

Güler, 18 yaşından küçüklere tütün mamulü satılmamasının önemli olduğunu vurgulayarak, satış yapan yerlere ilişkin müeyyide uygulanması konusunda da denetimlerin sıklaştırılacağını belirtti.

Buna göre 18 yaşından küçüklere sigara ve tütün ürünleri satanlara para cezası yerine TCK'nın 194'üncü maddesinde "özel bir suç" kapsamında 6 aydan bir yıla kadar hapis cezası verilecek.

Kamu binalarında yöneticilerin dışardan ceza kesebilmeleri için makbuz dağıtılması konusunun da gündemde olduğunu ifade eden Güler, özellikle spor alanlarında yasağın kesinlikle uygulanacağını anlattı.

Toplantıda sunum yapan İstanbul İl Sağlık Müdürü Mehmet Bakar da Türkiye'nin sigara tüketiminde dünyada 7. sırada olduğunu ve yılda 100 bin kişinin sigaradan öldüğünün hesaplandığını belirterek, sigaranın zararlarının Türk insanına getirdiği mali yükün de yılda 23,5 milyar TL olduğunu, bu parayla 1 yılda 230 tane 500 yataklı yeni hastanenin inşa edilebileceğini söyledi.


Bu da ÖSS İçin Özel Diyet

8/6/2009
Bu da ÖSS için özel diyet
ÖSS'ye hazırlanan öğrenciler nasıl beslenmeli? Sınavı kazanmanın yolu hangi besinlerden geçiyor? İşte 1 haftalık mönü

ÖSS'ye sayılı günler kala öğrenciler de anne babalar da telaşta... Belki çoğumuz dikkat etmiyoruz ama uzmanlara göre başarının yolu doğru beslenmekten geçiyor... Doğru besinleri seçmek, doğru bir beslenme programı oluşturmak ÖSS'nin altın anahtarı.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Banu Kazanç, haftanın her günü bir bardak taze sıkılmış portakal ve havuç suyu ile 4 gün balık yemeyi öneriyor... Sabah gazetesinden Esra Tüzün'ün derlediği habere göre özellikle yağ oranı yüksek olan somon balığını tercih etmek gerekiyor. Taze balık yiyemeyenler ise mutlaka ton balıklı sandviç yemeli.

« Önceki ::


Blogcu ile yapıldı